Yıllar geçtikçe, çağlar değiştikçe insani değerlerin ön plana çıktığı söylenir. Genel anlamda bakıldığında öyledir. Demokrasinin yaygınlaşması ile birlikte gerçekten de böyle olmuştur. Çünkü seçilme kaygısı, devletlerin yürütme kanadında olan şahısları 'insanlara iyi davranmaya' ya da 'insanlara iyi davranıyormuş gibi gözükmeye' sevkeder. Örnekleri çoktur. Dünyadaki tüm ülkelerin hükümet programlarında insan haklarına vurgu vardır.
Peki artık insanî değerlere saldırı yok mudur? Hepimizin bildiği gibi vardır. İlkel çağlarda herkesin gözü önünde yapılırken bu saldırılar, günümüzde hasır altı edilerek devam etmektedir. Küçük boyutlu saldırılardan söz etmiyorum. Önemli makamların öncülük ettiği saldırılar anlatmak istediğim.
Ülkelerin kendi çıkarları adına, başka milletlere ettiği zulümler korkutucu boyuttadır. Günümüz çağında, örnekler rekor boyutta değildir belki. Ama hâlen sürmektedir. Ben yakın dönemde yapılmış birkaç insanlık ayıbından söz edeceğim. Herkesin dilinde dolanan 'Azteklerin 3 günde 20 bin insanı katletmesinden' daha büyük ve daha yeni olanlardan...
Başlıkları açtıkça bu konu altında ekleyeceğim.
Tutsi Katliamı
Nanking Katliamı
Birim 731
Auschwitz Kampı ve Dr. Mengele
Pazar, Temmuz 17, 2011
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder